15 Nisan 2015 Çarşamba

DEMO-KRASİ

Sözlük anlamı Halk-İktidarı. Yani halkın kendi kendini yönetmesi. Yönetim biçimimiz kağıt üzerinde bu olsa da özellikle bizim ülkemizde bu kocaman bir kandırmaca. Bu bakımdan iç huzuru içinde oy kullanmak beni rahatsız ediyor. Futbol takımı tutar gibi parti tutuyor ve fanatikleşebiliyoruz. Demokrasi içine olması gereken ilgisizler ve malum şekillerle yönetime girmiş bilgisizler (bu en hafif tanım olmalı) halkı iktidarını ne kadar temsil edebilir.   
Demokrasinin olmazsa olmaz şartlarına bakalım:
Siyasal hak ve özgürlükler mevcut mudur ve etkin bir şekilde korun­makta mıdır? Hayır
Hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü anlayışı işlerliğe sahip midir? Hayır
Kuvvetler ayrılığı gerçek anlamda mevcut mudur ve uygulanmakta mı­dır? Hayır
Kamu yönetiminde ve tüm siyasal süreçte açıklık/şeffaflık geçerli mi­dir? Hayır
Sivil toplum kuruluşları toplumsal istek oluşumunda ve bunun siyasal karar alma sürecine aktarılmasında etkin midir? Hayır
Barış, hoşgörü, diyalog, uzlaşma gibi kültürel değerler toplumda mev­cut mudur? Hayır
Din ve devlet işleri birbirinden ayrılmış mıdır? Hayır
Laiklik ve aynı zamanda din ve vicdan özgürlüğü güvencede midir? Hayır
İktidarın güç ve yetkileri sınırlı mıdır? Hayır
 
İbret-i alem için bir tanesine evet diyebilseydik bari. Ülkemizdeki fiili yönetim şekli Tayo-krasi (Tayyip İktidarı). Peki diğer partiler farklı mı? Bence hayır. Bakmayın şimdi pek çok kişi biz farklıyız diyecekler. İşte bunlar parti fanatiği. Önce kendi parti içi demokrasinin tesisi, başkan ve yönetime yalakalığın ortadan kalması lazım.
CHP nin son seçimler için adaylarının büyük bir kısmını ön seçimle (parti üyelerinin oylarıyla) belirlemesi takdire şayan. Ancak parti başkanı önseçime katıldığı halde Bekaroğlu gibi CHP felsefesinin yanından geçmemiş şahısları kontenjandan aday göstermeyi aklım kesmiyor. Yani şimdi Bekaroğlu'nun güzel hatırı için muhafazakar Saadet partisine yönelmiş kitle CHP yi iktidara mı taşıyacak? Gerçek parti felsefesini içine sindirmiş kitleyi avucunuzdan kaçırıyorsunuz beyler.
 
Hani söylemeden duramayacağım, Anadolu Partisi Genel Başkan yardımcılarından biri, İzmir ANAP ve MHP il başkan ve başkan yardımcılıklarında bulunmuş. Bakmış ki MHP bunu aday göstermiyor CHP ye sıcak bakıyorum demiş. Neyse ki, CHP de kadrolar dolu olduğu için kapıdan dönmüş. Bir de ne göreyim şimdi Anadolu Partisi İzmir liste başında aday. Ha ne olur ne olmaz demiştir. Anap da ilk seçimlerinde milletvekili adayı bulamazdı.
 
Hiç aday kalmamış gibi, Ankara'ya Belediye Başkanı adayı gösterilen Karayalçın yüzünden ilk defa MHP adayı Mansur Yavaş'a oy kullandım. CHP utansın. Bir seçim sonra beni eleştiren CHP liler gittiler bu sefer CHP adayı Mansur Yavaş'a oy verdiler. Mühim olan bu seçimlerde MHP Mansur'u desteklemediğinden Melih Gökçek 5. sefer mi ne aradan sıyrılarak kıl payı bir kez daha Ankara Belediye Başkanlığını aldı. Karayalçın mı? Şimdi bildiğiniz gibi İstanbul İl başkanı. Ben bu Murat Karayalçın hakkında yaşadıklarımı duyduklarımı söylemek istemiyorum. Ama gerçekten hiç mi adam yok CHP de yoksa hiç mi akıl yok. Bu kafayla ülkeye demokrasi de gelmez AKP de gitmez. Bizler sadece piyon olmaya mahkumuz. Maalesef. 

 
Yorum Gönder