22 Nisan 2015 Çarşamba

AHLAKİ DEĞERLERİN DİBE VURDUĞU GÜN...

Geçen sene eşimle birlikte katılmayı çok arzu ettiğimiz Selanik turu için hem vakfın İzmir temsilciliğine hem de İstanbul'da vakfın Genel Sekreteri Sefer Güvenç Bey'i telefonla aradım. Her ikisi de iletişim bilgilerimi (isim, tel, e-mail) alarak gezi için yeterli sayının bulunması halinde turun düzenleneceğini ve beni arayacaklarını söylediler. Aradan bir aydan fazla zaman geçmesine rağmen arayan olmadı. Daha sonra ben tekrar aradım. Yeterli müracaat olmadığından maalesef gezinin iptal edildiğini söylediler. Tabii üzüldük ama yapacak bir şey yoktu, seneye katılırız dedik.
Bu sefer işi daha da sıkı tutmaya karar verdim. İzmir çıkışlı Selanik turunu vakfın web sitesinde gördüm. Bundan yaklaşık iki ay kadar önce telefon ederek vakıf yetkilisi Ayşe Kavaslar hanımla görüştüm ve bu sene mutlaka geziye katılmak istediğimizi belirttim. Ayşe hanım iletişim bilgilerimi tekrar alarak talebimizi kayda aldığını, katılımcı sayısına göre ücretin belirleneceğini ve bize daha sonra bilgi vereceklerini söyledi. Ben ne olur ne olmaz katılımcı sayısı yeterli olsun diye, çevremdeki mübadil ailelerine, pek çok üyesi bulunduğum pek çok face book grubuna duyuru yaparak müracaatları doğrudan Ayşe hanıma yönlendirdim. Hatta bazı gruplardan bu işi reklam olarak görenlerin eleştirisini aldım. Bu süre içinde çevreme Lozan Mübadilleri vakfının düzenlediği 27 - 31 Mayıs 2015 (4 gün, 3 gece) Selanik turuna katılacağımızı söyleyerek programımızı buna göre ayarladık. Bu döneme rast gelen ve katılabileceğimiz bazı turları ve etkinlikleri kaçırdık. Gezi tarihine bir aydan biraz fazla zaman kalmasına rağmen vakıftan henüz geri dönüş olmamıştı. 18 Nisan 2015 Cumartesi günü telefon ettim. Genel Sekreter Sefer Güvenç bey çıktı telefona. Kibar ve ilgiliydi. Ayşe Hanım'ın Cumartesi günleri çalışmadığını onun bilgisayarında kaydımızın yapıldığını gördüğünü, İzmir çıkışlı tura Ödemiş'ten de bir grubun katıldığını söyleyerek, pasaportlarımızı sordu. Benim ve eşimin yeşil pasaportu olduğunu söyleyince Pazartesi günü e-mail adresine tur ücretini yatırabileceğim hesap numaralarını göndereceklerini söyledi. Ben de Tire'de oturmam sebebiyle Ödemişlilerle birlikte olmak daha da hoşuma gitmişti. Teşekkür ederek mutlu bir şekilde telefonu kapattım.

OLAY GÜNÜ...

20/04/2015 gerçekten insanlık bir insanlık ayıbına şahit oldum. Ayşe hanım beni arayıp otobüsün dolduğunu, bir grup sebebiyle bize otobüste yer vermeyeceklerini söyledi. Ayşe hanım ben size müracaat ettiğimde her halde ilk müracaat edendim nasıl bunu söylemeye diliniz varıyor dedim. Grubu bölemediğimizden bunu yapmak zorundayız diye gayri ciddi, gayri ahlaki ve hatta gayri insani bir yanıt aldım. Yaşadığım bu olayı bilen ve normal gören vakıf yöneticisi her kim varsa onlara da yazıklar olsun. Bu ne demek biliyor musunuz? Eşinizle lüks bir lokantadan deniz manzaralı bir masaya önceden rezervasyon yaptırıyorsunuz. Bir gün önceden ola ki bir terslik olur diye teyit olsun diye aradığınızda yetkili evet yeriniz istediğiniz gibi hazır sizi bekliyoruz diyor. Siz eşinizi alıp lokantanın kapısına vardığınızda Ayşe hanım benzeri bir zat karşınıza çıkıyor diyor ki beyefendi az önce bir grup müşteri geldi biz de bu grubu bölemedik o yüzden size yer kalmadı. Tek cümleyle YAZIKLAR OLSUN bu basitliğe.
İzmir çıkışlı turdan size sözümüzü tutamadık İstanbul çıkışlı verelim teklifine sadece içimden LANET okudum. Pantolon uyduramadık gömlek verelim gibi. Ben mübadilleri Avrupa görmüş etik değerleri üstün, kültürlü, zeki insanlar topluluğu olarak görür ve bir muhacir/mübadil torunu olarak gurur duyardım. Vakıf bu yazıma nasıl bir cevap verir bilemem ama bana yapılan ve hakaret olarak algıladığım bu hareketi hafifletecek bir mazeret olabilir mi? Ben üst düzey yöneticilik yapmış bir mühendisim, eşim edebiyat öğretmeni, hayatımız boyunca böyle bir muameleye maruz bırakılmadık. TEKRAR YAZIKLAR OLSUN....
Bu yazı ve verilecek cevap mümkün olduğu kadar gazla sosyal medya aracı ve face book grubunda paylaşılacaktır.
Saygılarımla demek isterdim ama maalesef bu sefer bana dokunuyor...
Osman Kadri TOKERI
Yorum Gönder